İstanbul’u

Tarih boyunca üç büyük medeniyete başkentlik yapmış, şarkılara, şiirlere, romanlara konu olmuş İstanbul’u bir kültür mozaiği olarak tanımlamak en doğrusu… Öyle ki: üç büyük dinin inananlarını bağrına basan bu tarihi kent, eski ve yeninin, doğu ile batının inanılmaz lezzetteki sentezini sunar sevenlerine. Camiler, saraylar, köşkler kenti İstanbul, aynı zamanda simitçilerin, çımacıların, sokak çocuklarının, berduşların kentidir de. Onların da bir köşesinde soluk almalarım, bu muhteşem ve büyülü armoninin lezzetini tatmalarım sağlar hissettirmeden.

İstanbul’un bu zengin ve renkli kültürel dokusuna sığdırılacaklar saymakla bitmez. Roma, Bizans w OsmanlI İmparator!uklan ‘nın tarihi eserlerine, kentin doğal güzellikleri de eklenince muhteşem bir katışan çıkar ulat Avrupa ve Asya’yı ayıran bogazm yukarısına doğru geleneksel ve unutulmaz bir deniz gezisi yapmadan İstanbul gezisi tamamlanmış sayılmaz. Büyük bir ihtişam ve saf bir güzellik yansıtan kıyılar, geçmiş ve gfihiiow’frr»tn karmaşasıdır. Yalıların yanında “«!«■» otcleı; taştan hisarların yara başında rustik saraylar ve küçük balıkçı köylerinin bitişiğinde şık yapılar yer akr.

Ya da Bizans döneminde prrnalfrin sürgün yeri olduğu için Prens Adatan diye de anılan Adalar a uzanmaktır İstanbul’u keşfetmek. Belki de biraz daha yakı göze abp, metropolün, karmaşanın (kşnaçıiap, İstanbul’un yakın çevresinde bir tur atmaktır. Seçenekler neredeyse sonsuz gibidir. Poyrazköy, Riya, Şüe, Ağva’ya uzanıp denizin tadım çıkarabildiğiniz gibi, Kemerburgaz ya da Durusu’da doğanın dinginliğine dalabilir, Kityoa?a doğru yol alıp denizin ve güneşin eşliğinde keyifli birkaç saat geçirebilirsiniz.

Boğaziçi

İstanbul’a gelenler mudaka vapurla bir Boğaziçi gezisi yapmalı. Vapur iki asma köprünün altından geçer, tablo kadar güzel mahallelerin iskelelerine uğrar ve bütün bir öğleden sonra kıtadan kıtaya, kıyıdan kıyıya nazlı nazlı süzülür. Boğaz Köprüsü’nün altından geçer geçmez, çehresi her kilometrede değişen muhteşem bir manzara belirir. 17. yüzyıldan itibaren Boğaziçi kıyılarına ahşap yatlar inşa edilmeye başlandı. En güzel yalılar Asya kıyısı olan Çengeiköy-Katthca arasında yer alıyor. Hemen her yalının, kürek çekerek Boğaziçi’ne seyreden kayıkların yanaşabileceği bir iskelesi bulunuyor. Bugün hala ayakta duran yalıların çoğu 19. yüzyıldan kalma. Bu yalılar çevreye uyacak biçimde inşa edilmiş. Amavutköy, Bebek, Yemköy ve Tarabya gibi boğaz semderi Avrupa kıyısında yer alıyor. Vapur gezisinden dönerken buralardaki lokantalarda balık yemeyi ihmal etmeyin.

 

İstanbul’un Tarihi Zenginliği

Sultanahmet’teki açık alanda yer alan Hipodrom, Bizans döneminde araba yarışlarının yapıldığı alan. Hipodrom’u süsleyen anıtlardan geriye sadece Theodosius Obeliski, Yılanlı Sütun ve Konstantin Sütunu kalmış. Hipodromun etrafındaki ahşap evler, özellikle Soğukçeşme sokağı, 18. yüzyıl evleri ile görülmeye değer. Restore edilen bu evler, biri kütüphane diğerleri de küçük oteller olarak yeni hayatlarına başlamış. 1729’da yapılan ZZ7. Ahmet Çeşmesi, Topkapı Sarayı’nın girişinde yer alıyor. 1828 yılında yapılan Beyazıt Kulesi, EL Mahmut tarafından yangın kulesi olarak yapılmış. M. S. 368’de yapılan Bozdoğan-Valens Su Kemeri, önce Bizans daha sonra da Osmanlı saraylarına su sağlamış. Leander Kulesi olarak da bilinen Kız Kulesi İstanbul’un en çekici sembollerinden ■birisi. Hakkında sayısız efsaneler

anlatılan kule, ilk kez 12. yüzyılda inşa edilmişti. Bugünkü kule ise 18. yüzyılda inşa edildi. Bir zamanlar aşılamaz olan İstanbul şehir surlan Marmara Denizi’nden Haliç’e kadar 7 km boyunca uzatıyor. Bu surlar imparator II. Theodosius ^ döneminden 5. yüzyıldan kalma. Surlar ve çevrelediği alan UNESCO tarafından dünya kültür mirasının bir parçası olarak kabul ediliyor.

 

f\QŞKier ve Beylerbeyi Kasrı

Aiwa laytsiBifei Boğaziçi. Köprüsünün kuzeyinde yer alan ve yapımı taS? ydtoda ttsaaRds«wn*ş olan Beylerbeyi Kam, imparatorların ve rrrvli gaMarua boenukiwrervt ağırladıkları bir köşktü. Mermer dış yüzeyi iki; küçük yapısıyla, 19. yüzyıl Ctemanlı Rokoko tam Haiinaiii anteyışııun üzücüdür.

 

Topkapı Sarayı

Osmanlı padişahlarının [yaşadıkları bu saray bugün dünyanm ber yerinden I gelen binlerce turist tarafından ziyaret edilen, İstanbul’un em görkemli eseri. ¡Küçük köşkler, hamamlar, atölyeler, camiler İve kütüphaneler… Plansız [biçimde yan yana ve rastgçle inşa edilmiş bu I birimler şaşırtıa bir mimari oyum içindeler. Hem padişahın ikâmetgâhı hem de Osmanh

İmparatorluğu ’ram yönetim merkezi olmasından kaynaklanan ikili durumunu hak etmek için saray kompleksi birbirinden kesin olarak ayrılmış bölgelere bölünmüş, özellikle harem ve hazine dairesi görülmeye değer.

Alman Çeşmesi

Çevresi üstü açık sütunlarla donanmış olan ve bir kubbesi bulunan Alman Çeşmesi, At Meydanıyla Sultan Ahmet Camisi arasında yer alıyor. Çeşme, Imfiarator n.WtBtelm’ m 1895’te doğuya yaptığı bir yolculuk nedeniyle ona atfedilmiş.

 

 

 

 

 

 

 

BgKMaBarâj

um gınş kapısının hemen vakınmH«ı,ı ı.

17.8 yılında Osmanlı Barok tarzında inşa edilmiş / ” Sl,stii ?e5

s^urkıtkın ve çimleri ve çıkıntılı dam. göz kamaştmcı. ‘Çlkmal

Yerebatan Sarnıcı

Ayasofya’nın çaprazında bulunan Yerebatan Samıa 6. yüzyılda yeraltına bir sarnıç olarak yapılmış. 28’er sütundan oluşan on iki sıra, toplam 336 sütundan oluşan bir sütun ormanı oluşturuyor, sütun başlıklan korint ve erken Bizans özellikleri taşıyor. Şehirde varlıldan bilinen 70’i aşkın sarnıç arasında ziyarete açık olan bu, tek ve en büyük sarnıçta dikkade yürütülen restorasyon çalışmaları sırasında sütun kaidesi görevi yapan iki güzel Medusa başı da gün ışığına çıkarıldı.

Arkeoloji Müzesi

Müze; Ayasofya, Topkapı Sarayı ve önemli antik yapılar hemen hemen yan yana. Müzenin önde gelen sergi nesnesi İskender’in lâhdi, gerçi

 

Büyük İskender bunun içinde gömülü değil,

ama lâhitin üzerinde figürü var. Görülmemiş bir I

gerçeklikle yapılmış olan kendine özgü

kabartmalar İskender’in savaşını, bir aslan ve bir ■

panter avını gösteriyor. M.Û. 310 yılından

kalma dünyaca ünlü yapıt günümüze kadar

bozulmadan korunmuş; hatta renkleri bile

ayırtedilebiliyor. Başka lâhiderin ve Yunan, Roma ve Bizans

sütunlarının yanı sıra müzede sayısız Roma imparatorunun büstleri de

sergileniyor, bunlar arasında Augustus, Tiberius, Hadrian, Mart Aurel

ve Diokletian, Arcadius ve Büyük Konstantin sayılabilir.

Sultan E. Mehmet tarafından yaptırılan köşk, Topkaj Sarayt’nm en eski yapısı. Yapının içi rengârenk çinilerden, renkli mozaiklerden ve altın süslemelerle bezenmiş altıgen duvar çinilerinden oluşan pınl pırıl bir duvar kaplamasıyla dikkat çekiyor. Padişah eşyalarının yanı sıra burada değişik dönemlere ait olağanüstü güzel ve değerli çiniler ve seramikler de sergileniyor.

Müze, At Meydanı’nda, restore edilen İbrahim Paşa Sarayı’nın içinde bulunuyor. Anıtsal ihtişamda bir salonu olan saray, bir baş vezirin inşa ettirdiği en büyük ve en görkemli saray. Müzede Selçuklu ve Osmanlı halılarından oluşan müthiş koleksiyon görülebilir, bunun dışında değerli minyatürler, kaligrafi örnekleri, seramikler, rahleler ve Osmanlı döneminden kalma bir oturma odası örneği ziyaretçileri bekliyor.

 

 

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Ayasofya

Eski Bizans’ın merkezinde bir tepeye kurulmuş olan Ayasofya’ntn denizden görünümü muhteşem. Ayasofya ‘dan önceki kilisenin 532’de yıkılması üzerine İmparator Justunattus kısa zamanda yeni bir kilise yapılmasını istemiş. Ayasofya bin yılı aşkın bir süre Hıristiyanlığın en güçlü ve en saygın kilisesi olmuş, Roma’ya özgü imparatorluk düşüncesiyle Hıristiyanlığın tanrı anlayışının yeryüzündeki bileşiminin simgesi sayılmış. Mermer levhalarda ve mozaik süslemelerinde kendini gösteren görkemli iç donanımın yanı sıra, Ayasofya*yı ziyaret edenlerin soluğunu asıl kesen iç mekânın dahiyane biçimde bölümlenmiş birliği, kilisenin Dünyama Sektzmd Harikası olarak asına yol açmış.

ıjpı

 

Aya İrini Kilisesi

“Kutsal Banş Kilisesi” Tor&-

Avlusu nda ytr alıyor. 4. yüzyılda inşa edilen A»« İrim şehrin en eski kasesi. 740 yılında bugünkü biçimini alan kilise, Osmarih döneminde silah ve mühimmat deposu

görevini görmüş. Restore edilişinden bu yana sergiler ve kültürel etkinlâder için kullanılıyor.

Ortaköy

Camisi

Türkiye Keşif Rehberi 99

Sultan Abdültnecit tarafından 19. yüzyılın ortalarında yaptırılan bu cami, deniz kenarında oluşu ve zarafetiyle, Osmanlı

mimarisinin geç döneminin göz alıa örneklerinden biri.

 

 

 

Kanuni Sultan zamanında Osmanlı imparatorluğu bütün dünyaya egemen bir güçtü; bu dönem haklı olarak Türk tarihinin doruk noktası sayılıyor. Bu dememin görkemine mimariye yansıtan büyük deha ise Mimar Sinan. Yapımı 1550-1557 yıllan arasında gerçekleşen cami, Sinan’ın “hatfahk yapıt? sayılıyor ve şehrin görünümüne başka hiçbir yapının katmadığı bir güzellik katıyor. Caminin mimari yapısı açıkça ortada, dört taşıyıcı Ayasofya ‘da olduğu gibi gizlenmemiş.

Sultanahmet Camisi

Bu cami İstanbul’un alameti farile turistlerin de JbzdesL Şehrin en b ¡dekorasyonu Medeniyle “Mavi Ca EO.OOO’den fazla İznik çinisinin n| id tın sarısı, hAlann kızıllığıyla mil Çoğunluğu rjjhkli camlı olan 260İ (51×53 metrİEaşıl ışıl aydınlık, aaK

i olduğu kadar Müslümanlann ve |ük camisi, altı minaresi var, çini u” olarak da adlandırılıyor. a ve beyazı yfe Kuran yazmalarsın :mmel bir udim içinde.    ‘ ■

şkın pencereftayesinde dev mekM lynı zamanemi da mistik bir loşlum

Bir zamanlar Bizans

prenslerinin sürgün [

olan Marmara Denizi’nde adaların en büyüğü Büyükada. Bugün birer sayfiye konumundaki Prens Adalan’nın diğerleri ise Kıttah, Sedef, Burgaz ve Heybekada. İstanbul’un dışında 25 km uzunluktaki KStyos, geniş kumsallan ile yaz aylarında turistlerle doup taşıyor. Karadeniz’den içeride Avrupa kıyısındaki

 

 

MEVSİM tAflf

W»msra çok özet«rSafya… Zeytin P^JPlOaıtKÇi teknelerim turkuaz renkli Bjijgenio.k’enriihe özgü mimarisi ve «¿^^Itfafttaiarla dolu kıyılara eşlik eder gibi tatlı bir kava… Yılın dört mevsimi

¡teri He tam bir tatil cenneti. * ^

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.